Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
You didn't enter anything. Please try again.
Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
Your parent has turned off comments.
Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
Complete the security check below to finish leaving your comment.
The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.
To add a comment, sign in with your Windows Live ID (if you use Hotmail, Messenger, or Xbox LIVE, you have a Windows Live ID). Sign in
Tefsirlerde bu gece ile ilgili olarak şu şekilde izahlar yer almaktadır: Vergi ödendiği zaman nasıl ki vergi borçlusuna borcundan kurtulduğunu gösteren bir belge veriliyorsa, Allah Azze ve Celle de Berat Gecesinde mü'min kullarına berat yazar. Zaten bu gecenin dört adı vardır: "Mübarek Gece", "Berae Gecesi", "Sakk Gecesi. Belge ve senet.
(Allah Teala bu gece mü'min kullarına beraet yazar)", "Rahmet Gecesi." "Berat, beraet" kelimesi "el-berâe" kelimesinin Türkçedeki kullanılış şeklidir. Beri olmak, aklanmak, temiz ve suçsuz çıkmak demektir. "Berâet" iki şey arasında ilişki olmaması, kişinin bir yükümlülükten kurtulması veya yükümlülüğünün bulunmaması anlamına gelmektedir. Mü'minlerin bu gece günah yüklerinden kurtulup İlâhî bağışa ermeleri umulduğu için de Beraat Gecesi denmiştir. Bir kısım âlimlerin, kıblenin Kudüs'teki Mescid-i Aksâ'dan Mekke'deki Kabe istikametine çevrilmesinin Hicretin ikinci yılında Beraat Gecesinde gerçekleştiğini kabul etmeleri de geceye ayrı bir önem kazandırmaktadır. Şöyle denilmiştir: Yeryüzündeki müslümanların iki bayram günü olduğu gibi, göklerdeki meleklerin de iki bayram gecesi vardır. Meleklerin iki bayram gecesinden biri, Şâban ayının on beşinci gecesi olan Beraat gecesi; diğeri ise Kadir gecesidir. Müslümanların iki bayram günü ise; Ramazan ve kurban bayramı günleridir. Bu sebeple Şâban ayının on beşinci gecesi olan Beraat gecesi meleklerin bayram gecesi olarak isimlendirilmiştir. Beraat gecesine 'Kefaret gecesi' de denilir. Bir hadis-i şerifte, "Kim bayram gecesini ve Şâban ayının on beşinci (Berat) gecesini ibadetle ihya ederse, kalplerin öldüğü günde o kişinin kalbi ölmez" (İbn Mâce) buyrulmuştur. Bu gecenin bir adı da "şefaat gecesi"dir. Bunun delili şu hadis-i şeriftir: "Resûlullah (s.a.v) Şaban ayının on üçüncü gecesi ümmetine şefaat etmek için dua edip yalvardı; kendisine, ümmetinin üçte birine şefaat etme izni verildi. On dördüncü gecesi yine dua edip yalvardı; bu sefer üçte ikisine şefaat etme yetkisi verildi. On beşinci gecesi bir daha yalvardı, bu sefer de, kaçak develer gibi Allah'tan kaçanlar dışında bütün ümmetine şefaat etme izni verildi." (Ebû Davud) Bu gecenin diğer bir ismi de "mağfiret gecesi"dir. Şu hadis-i şerif buna işaret eder: "Allah Teala (c.c) Şaban’ın on beşinci gecesi kullarına nazar eder ve yeryüzünde bulunanlardan şirk koşanlarla haset edenler hariç, bütün müminleri mağfiret eder." (İbn Mâce) Diğer hadislerde, bu affın dışında tutulanlar içinde, haksız yere cana kıyanlar, anne babasına asi olanlar, sürekli içki içenler ve akraba ile hukukunu kesenler de zikredilmiştir. Beraat gecesi,Rabbimiz tevbe, istiğfar ederek pişmanlık duyan günahkârların cümlesini affedeceğini bildiriyor. Ancak şu sekiz sınıfın KESİN TEVBE ETMEDİKÇE bu aftan istifadelerinin olamayacağını da işaret ediyor: 1-Allah'a şirk koşanlar. 2-Ana-babalarına isyan eden, onların kablerini kırıp gönüllerini yıkanlar. 3-İçkiye devam edenler. 4-Falcılık edip gelecekten haber verenler. 5-Din kardeşine besledikleri kinden vazgeçmek istemeyenler. 6-Adam öldürmekten pişmanlık duymayanlar. 7-Nikâhsız aile ile yaşayanlar. 8-Akrabalarıyla alâkayı kesip ihmal edenler. Şüphesiz ki bu günahların sahipleri bu gecede derin bir tevbe, istiğfarda bulunur da, kesin pişmanlık haline girerlerse ilâhi aftan yararlanırlar.İnsanlaraın aftan yararlanamama sebebi kesin, bir dönüş yapmayışları, ciddi bir tevbe, istiğfar haline girmemeleridir. Beraat Gecesinin Özelliği ve Önemi: Nasıl dünya işlerimizde genellikle yıllık bir kar zarar hesabı yapıyor ve bu hesaba göre gelecekle ilgili plan ve program hazırlıyorsak ; ahiretimizle ilgili hesapları da yapmamız gereklidir.Bu muhasebenin vakti üç ayların içindedir. Beraat Kandili ile başlayıp Kadir Gecesiyle biten devreye rastlar. Duhan Sûresinin 2., 3. ve 4. âyetlerinin Beraat Gecesinden bahsettiği bildirilmektedir. Âyetlerin meali şöyle: "O apaçık kitaba and olsun ki, biz onu gerçekten mübarek bir gecede indirdik. Çünkü biz onunla insanları uyarmaktayız. Bütün hikmetli işler o gecede tefrik olunur." Bu âyetler hakkında iki görüş vardır. Çoğu tefsir bilginlerinin görüşüne göre, bu mübarek gece Kadir Gecesidir. İkrime bin Ebi Cehil'in de dahil olduğu bir grup alim ise; bu gecenin Beraat Gecesi olduğunu söylemişlerdir. Her iki tefsiri birleştiren diğer bir görüşe göre de, hikmetli işlerin ayırımının yapılmasına Beraat Gecesinde başlanmakta ve bu işlem Kadir Gecesine kadar devam etmektedir. Bu hikmetli işler nelerdir ve âyetin mânası nedir? Yıllık kader programı: İbni Abbas'tan rivayet edildiğine göre, hikmetli işlerin birbirinden ayırd edilmesi şu şekilde cereyan etmektedir: Bu seneden gelecek seneye kadar meydana gelecek olayların hepsi ayrı ayrı melekler tarafından defterlere yazılır. Rızıklar, eceller, zenginlik, fakirlik, ölümler, doğumlar hep bu esnada kaydedilir. O yılki hacıların sayısı bile bu devrede takdir olunur. Herkesin ve her-şeyin o sene içindeki mukadderatı kaydedilir. Rızıkla alakalı defterler Mikail Aleyhisselâma verilir. Savaşlarla ilgili defterler Cebrail Aleyhissalama verilir. Ameller nüshası dünya semasında görevli melek olan İsrafil'e verilir ki bu büyük bir melektir. Ölüm ve musibetlerle ilgili defter de Azrail Aleyhisselâma teslim edilir. Fahreddin er-Râzî"nin açıklamasına göre bu defterlerin düzenlenmesi Berat Gecesinde başlar, Kadir Gecesinde tamamlanarak her defter sahibine teslim edilir. (Hülâsâtü'l-Beyân. 13:5251.) Kur'ân'ın bu gecede indirilmesi meselesine ise şöyle bir açıklama getirilmektedir: Beraat gecesi, Kuran-ı Kerimin Levh-i Mahfuzdan dünya semasına toptan indirildiği gecedir. Buna inzal denir. Kadir gecesinde ise Peygamberimize ilk kez ve parça parça indirilmeye başlanmıştır. Buna da tenzil denir.
Uzandım kırlara dalmışım rüyaya. Bulutlardan, bir bilge çıktı karşıma. Sordum, nedir sevgi denen muamma? “Dinle “ dedi. Başladı anlatmaya.
Sevgi yağmurlar gibidir oğlum. Önce damla damla akar Gözpınarlarından damarlarına, Sonra bir bir çoğalır Gün geçer,sığmaz olur kabına. Coşar çavlanlar misali, Taşar teninden akar içine. Sürükler alır götürür seni, Hiç bilmediğin bir yerlere.
Sevgi gönüllere yolculuktur. Sarmaktır tüm insanları. Düşmanının avuçlarına, Çiçekler koyabilmektir. Tutabilmektir mazlumun elini. Durdurabilmektir akan gözyaşlarını. Birlikteliktir sevgi, özveridir.
Sevgi paylaşımdır dedi. Kıtlıkta bir lokma ekmeği, Çölde bir yudum suyu. Hüzünleri mutlulukları, Bölüşebilmektir sevgi.
Sevgi şefkattir oğlum, Bir babanın kanatları altında. Minik savunmasız yavrudur, Bir annenin kucağında. Masum iki damla süttür sevgi, Bir bebeğin yanaklarında.
Sevgi arının dudaklarında Kır çiçeklerinin tadı, Kelebeğin kanatlarında Eşsiz bir manzaradır. Balıkların yosunlarla dansı, Dalgaların kumsala sevdasıdır. Kuru ağaç dallarına kurulan, Serçe yuvasıdır sevgi...
Sevgi kıymamak canlılara, Korumaktır doğayı Çocuklarımızın geleceği adına. Sevgi kumsala ayak izleri bırakmak, Geceyi yıldızlarla paylaşmaktır. Her şafak güneşi seyretmek, Her mevsim baharı yaşamaktır.
Sevgi dünyayı sığdırmaktır Bir yüreğin içine dedi. Aç gönlünü açabildiğin kadar. Seven kalbe bir aşk değil, Koca bir kainat sığar...
Sonra bulutlarda kayboldu. Sessizce çekip gitti bilge. Böylece kulağıma küpe oldu, O gün dinlediğim bu hikaye.
Hira dağının her taşını öpsek. Mekke de Kabe de hep adını ansak. Aşkının ateşiyle kavrulup, yansak
Sonsuza dek kainat, hep Seni anar. Melekler arşı alaya adını yazar. Mevlayla salatın yan yana konar.
Sevgilinin Sevgilisine gönlümüz çağlar. Ya Resul ALLAH’ım, aşkım, sultanım. Kafi gelir mi sevgine, acziyetten ağlasak. Ya Resul ALLAH’ım, aşkım, sultanım.
Misler diyarından ruhlara, gül kokun gelir. Zamansız, mekansız, gönüllerde, sevgin yetişir. Aşkla yanan, kor yüreklerde gül nurun yayılır. Sevginle, aşkınla yaşayarak şefaatin umulur. Ya Resul ALLAH’ım, aşkım, sultanım.
Sen gelmeseydin kainat var olmayacaktı. Sen şeref vermeseydin nur tamam olmayacaktı. Sen gelmeseydin insanlık huzur bulmayacaktı. O güle yanlız çöller değil, gönüller kavuşamayacaktı. Ya Resul ALLAH’ım, aşkım, sultanım.